14 Eylül 2013

Güler misin? Ağlar mısın?

Facebook'un arama kutusuna Bige yazıp kankamın profiline girmeye çalışırken -Bir zamanlar sabah akşam profilini gözetlediğim için bilgisayarın arama hafızasına aldığını sanıyorum- karşıma eski sevgilim Birol'un profilinin çıkması da neyin nesi amk? Üstelik yaşı sen de 35 ben diyeyim 40'lık kendinden yaşlı gözüken bir hatunla 1970'lerden kalma, üçüncü sınıf fotoğraf stüdyolarının bile artık çekmediği bir pozla nişan fotoğrafını profil pikçır yapmışken. Ey sevgili Selo! Güler misin ağlar mısın? Hayır yani durup dururken beni şeytan dürtmüş olmalı gir Bige'nin profilini ara, ara ki ben seni bi güzel göt edeyim diyerek. O aşamaya gelip o fotoğrafı görmüşken o profile gitmeyen, anasayfaya geri dönen bir kadın düşünebiliyor musunuz? Şahsen ben düşünemiyorum. Tam da düşündüğünüz gibi yaptım. Açtım ekranı. Facebook yeni profil fotoğraflarını ayarlarını değiştirmediğiniz sürece herkese açık şekilde yüklüyor. Benim teknoloji özürlü mal ex aşkım da ya ayarlarını becerip gizlememiştir ya da bu nasılsa sıkça benim profilime girip bakıyordur girsin de nişanlandığımı görsün şeklinde kıskandırmaca amaçlı ince hesaplar yapmıştır. İkinci seçeneğe ihtimal vermiyorum bu herif onu düşünecek kapasitede olsa beni kaçırmazdı. Geçelim. Ayrılalı Kasım sonunda 3 yıl bitecek. Hani o bazı anlarda herkesin gözünün önüne gelen lanet film şeridi var ya, he işte o yine geldi gözümün önüne ve bu kez ağır çekimde ilerledi. Tanışmışlığımızdan, ayrılığımıza kadar yaşanan her şeyi tüylerim diken diken olarak tekrar yaşadım, bi gittim geldim o zamanlara resmen. Gözlerim yandı, yaşardı, dolu dolu oldu da ağlayamadım ya la. Sıktım sıktım kendimi sonra bi başlarsın hıçkırıklarla böğürerek ağlamaya. Ağlamak ki ne ağlamak sen de üç, ben diyim beş saat. Allah gecinden versin, Allah başımızdan eksik etmesin görende anam babam öldü sanır. Sonra sabah nasıl uyandım işe gittim gel bi de bana sor.

Fotoğrafa bakınca başta bildiğin kıskandım, hatta hızımı alamayarak kızla kendimi bi kıyaslama durumlarına falan bile girdim. O fotodaki hemcinsime kız diyerek sakın şöyle çıtı pıtı, genç bir hatun kişisinden bahsettiğim düşünülmesin. Cinsiyet belirtmek amaçlı kız diyorum. Yoksa içimden kadın hatta karı bile demek geliyor lakin kıskandığım! hatta kıskançlıktan çatladığım! ve tırnaklarımı yemeğe başladığım! bile düşünülebilir diye kız diyorum, hatta bağrıma basıp sevesim geldi kızcağız bile diyebiliriz biz ona. Çünkü o daha başına müstakbel nemrut kaynanasından neler geleceğinden habersiz. Aman efendim kız bi çirkin, böyle bi ruhsuz, bi aurası yok, Yüce Rabbim seksapelite dağıtırken bu evde etaminden seccade mi işliyormuş nedir yani. Sönük, silik bir şey. Bi kere kendimim diye demiyorum ben daha çok yakışıyordum Birol'un yanına, ha bu cepte. Birol benim eşim şöyle olmalı böyle olmalı diye bizim çıktığımız dönemler benden övgüyle bahseder, aldığım 300 gramları, saçlarımın dip zamanlarını, kaşımı, bıyığımı takip ederken böyle paçoz "hatun" demeye 10 akil insan gerekir tipi nerden buldu bilmiyorum. Muhtemelen anası olacak nemrut köyden bulmuştur, en sıfır kilometresinden. Ah benim salak ex aşkım ahhh! Bulmuş işte anası kendi gibi sünepeyi. Ayol o hatunun göz çevresindeki kırışıklıklar, mimik kırışıklıkları selam! ben burdayım!  diye bağırıyor resmen fotoğrafta. Garibim gülememiş fotoda gülse çünkü 10 yaş daha atacak kesin. Ah Birol ah, yazık lan sana kaçırdın oğlum benim gibi çıtırı. Ama yoook ohh olsun! canıma değsin! beter ol! menopoza da girmiştir o karı kesin deyip içten içe Cadı Sila gülüşü yapmayı da ihmal etmedim. Sonra durdum ve dedim ki salak Selo kırışık mırışık, menopozlu ya da girmek üzere kapmış mı herifi? kapmış. Senin yapamadığını yapmış mı? yapmış. Sen hâlâ neyin tribindesin. Göt oldun mu! Bi sağıma soluma baktım ve yalnız yaşamanın böyle durumlarda büyük avantaj olduğunu bir kez daha farkederek ikinci hıçkırığı patlattım sümüklerim aka aka. Ayy görüyor musun ciddi ciddi nişanlanmışlar lan bunlar. Gittiiii gül gibi herif, ay o bana şunu da almıştı, bunu da yapmıştı, şöyle seviyordu böyle özlüyordu gibi ölen körü bi anda badem gözlü yapacak reklam kısmı girdi film arasına. Sonra burnumun tıkanmasını fırsat bilerek "lan o değilde griden nişan tuvaleti mi olur, bir insan bu kadar zevksiz mi olur, o saç, o makyaj ne Allah aşkına hiç kimse mi ayna vermedi o kızın eline" düşünceleriyle birkaç dakika önce girdiğim depresyondan bi hışımla Bihter silkelenmesiyle çıkıverdim.

Birol'un kuzeninin kız arkadaşı -ki o kız biz çıkarken beni çok kıskanırdı çünkü kaç yıllık ilişkileri var sevgilisini bi türlü nikah masasına oturtamamış, biz daha sekiz dokuz aylık sevgiliyken evlilik planları yapıyoruz diye, bu ağzına sıçtımın kızı bana- Aralık ayında "sen o Özlenen Sevgiliye Mektup yazılarını boşuna yazma artık, Birol evlendi" - bir dost imzalı bir mesajla bana yumurtlamıştı. Götten bacaklı bir kızdı ve o mesaja "bu haberi bana yetiştirdin ya kesin boyun bir karış uzamıştır. Söyle bakayım gülüm 1.40 mı oldun 1.45 mi?" şeklinde cevapla karşılık vermiştim. Birol'un profiline böyle kötü bir rastlantı sonucu damdan düşer gibi girişimle anlamış bulunuyoruz ki herif evlenmemiş, daha nişanlı. Demek ki bu kız çirkin, götten bacaklı olmasının yanı sıra yalancı da.

Birden atağa geçen kötü yanım ex aşkın nişanlısına maziden birkaç fotonuzu gönder "benim eskilerimi mi topladın, kıyamam" şeklinde bi mesaj at, bi huzursuz et, bi sinir et, bi deli et diye zihnimi parmaklasa da yapmadım. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Kıskandım, sinirlendim hatta sinirden ağladım bile falan ama durup düşününce bir kez daha anladım ki biz zaten olamazdık. Ex aşkıma üzüldüm ben gibi birinden sonra çıtayı düşürmüş ama hem güzel olacak, hem zeki, hem becerikli, hem geçerli bir mesleği olacak, hem o olacak hem bu olacak, hem de sıfır kilometre olacak. Ee adama demezler mi o kadar çok özelliği bir arada barındıran hatunun senin gibi ana kuzusu götü boklu sünepeyle işi ne?

Gönül isterdi ki ex aşkın bi benle bi de müstakbel hayat arkadaşı gri tuvaletli,kırışık yüzlü karıyla çekilmiş fotosunu ibreti alem olsun diye before & after yapıp yayınlayayım, siz de yukarıda anlattıklarımı zerre abartmadığımı görün diye ama neyse, siz durumu Selo'nun dilinden hayalinizde canlandırabilen yetenekli okuyucularsınız, kimseyi rencide etmeyelim değil mi?

Yarın öğlene kadar malak gibi uyumak niyetiyle kendini Mustafa Sandal'ın yeni şarkısı Tesir Altında'yı bugün bilmemkaçyüzüncü kez dinleyerek uykuya bırakan Selo herkese iyi geceler diler.

4 kişi "açılın ben doktorum" demiş :

  1. bebeğim sabah sabah okudum da şimdi öldürdün beni ya (: diline, yazına sağlık muhteşem olmuş. ahahha fazlasıyla şeyler kaçırmış ama bence iyi ki kurtulmuşsun muckss (;

    YanıtlaSil
  2. canım Selocum, boşver sen daha iyilerine layıksın ne ağlıyon üzülüyon boşver.
    iyiki de olmamış. kaynana insanın hayatında çok önemli bi unsur.

    YanıtlaSil
  3. İnan ki şuna,sen de bir gün çok mutlu olacaksın hayat ikizinle.Gülümse ,iste,olumlu ol,gülümse,sonra unut.sonra farkındalığını artır çevrene bak.
    İnanıyorum bir gün buraya 'evleniyorum/evlendim'diyeceksin.Ve herşey nasıl hızlı gelişecek anlamayacaksın:-))

    YanıtlaSil
  4. aman üzülme fıstık gibi kızsın için dışın bir belli ediyorsun harika bi kişiligin var gördügüm kadarıyla daha iyilerine layıksın emin ol takma kafana her hayırda bir şer her şerde bi hayır vardır kadını merak etmedim değil hani bu arada yine yazın harikaydı

    YanıtlaSil

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoz burda...!!

 

supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top