21 Ocak 2013

Geçmişe sünger çekmedim, elektrikli süpürgeyle süpürdüm

Bir çeşit "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" yapma isteğiydi benimki. Önceleri, yani deli çağlarımda bırakıp gitme isteğim meşhurdu ki denemelerim de olmadı değil. Ama sonuca hiç ulaşamadım. Zorunluluklar, alışkanlıklar, duygular, sevmek olgusu vesair vesair hep çelme taktı attığım adımlara. Bir dönemi kapatıp yeni bir döneme başlama noktasındaysan insanlar  hep "Geçmişe sünger çek" derler ya hani, bence bu pasaklı kadınların evi süpürürken pislikleri halının altına itelemesi gibi bir şey. Oysa biriktire biriktire günün birinde o halının altında pislikleri iteleyecek yer kalmaz. Bense titiz biriyim, sünger çekmek bana göre değil.

Bir gün birdenbire bir şey oldu ve ben geçmişimle, beni üzen, acıtan, hatırladığında böyle bi kötü olduğum her şeyle yüzleşip yoluma öyle devam etmek istedim. Çünkü hesaplaşmadığım, kabullenemediğim geçmiş aslında geçememişti, oysa ki geçmiş olmalıydı, yoksa yolun bir yerinde karşıma çıkıp hayatımı etkileyebilirdi, ki etkiledi de.

Mayısta iki yıl olacak yalnız yaşama serüvenim. Bu zaman dilimini bir kenara koyup öncesini düşündüm zaman zaman. Beni üzen insanları affederek başladım işe. Karşıma gelen ilk yüz mahkeme salonundan çıkışta bana yaşattığı onca şeye rağmen utanmadan helallik isteyen kocamdı. Elini uzatıp ağlayarak "hakkını helal et" demişti, bense "hasiktir lan sana ne helal edicem hakkımı" der gibi bakış atarak çekip gitmiştim yanından. Boşanınca insanlar öyle pis bir baskı kurdular ki psikolojime hepsine ayrı ayrı "hayat boşanmakla değil ölümle biter, benim önümde yeni bir yol var, alnıma yazılan daha çok şeyi yaşayacağım nefesim yettiğince" mesajını verdim her zamankinden daha güçlü durarak. Ve ben hayatımı, beni defalarca hastanelik eden, her fırsatta haksız yere hakaret eden, iki lafından biri şüphe, itham olan, sorumluluk duygusundan yoksun alkolik bir adamın yaşattıklarını hatırlayarak ve bunları her konusu açıldığında "ay lütfen kapatalım bu konuyu, hatırlamak istemiyorum" diyerek halının altına iteleyerek devam ettiremezdim. Konuştum, paylaştım yaşadıklarımı insanlarla. Yaşadığım şeyler beni ezik, güçsüz, dayanıksız biri yapmadı ki onları anlatmak yapsın. Aksine her kötü olayda biraz daha güçlendim ve günün birinde "vakit tamam seni terkediyorum" diyecek güce böyle geldim. Anlattım, konuştum, yazdım. Çünkü ancak bu şekilde hafifleyebilirdim, biliyordum, kendimi tanıyordum. Hatalarımla yüzleştim, şimdiki aklım olsa şöyle yapardım/yapmazdım dediğim hatalarımla. Haklıydım dediğim noktalar da oldu, pişmanlık duyduklarım da. Ama hepsini bir bir beni acıtmayan birer detay haline getirdim hafızamda. Ve onu, eski kocamı affettim.

Bu affedilecekler listesi bunun gibi niceleriyle uzadı gitti. Böyle böyle her fırsatta kendi içime temizliğe gittim. Birer birer yok ettim hepsini. Hayatımın en güzel yıllarını hastalığıyla kabusa çeviren babamı, kendimi bildim bileli iyilik duygusundan yoksun yengemi, beni rahat giyindiğim için orospu olmakla suçlayan teyzemi, evlenip boşandığım için beni ikinci sınıf insan olarak görüp, aşık olduğum, hayatımda en çok sevdiğim adam olan oğlundan düşünmeden ayıran nemrut kadını, başarılarımda gözü olanları, kötülüğümü isteyenleri, kıskananları, arkamdan konuşup yüzüme gülenleri, ağlatanları, üzenleri hepsini birer birer affettim. Böylece istemesem de hayatımda olmak zorunda olan bazılarına nefretle bakmaktan kurtuldum, hissizleştim onlara karşı. Annemin "temizlik yapmak önemli değil, önemli olan temiz tutabilmek, yaptığın düzeni koruyabilmek" demeleri geldi aklıma. Bu kez artık böyle bir liste yapmamak için çabalamak gerektiğini farkettim. Affeden biri olmayı öğrendim ama neticesinde ben hâlâ sosyal bir varlıktım, insandım. Kırdım, incindim zaman zaman. Ama onları içimde biriktirmemek, tekrar temizlenecek bir liste yaratmamak adına yaşadıklarıma gülüp geçmeyi öğrendim. Yani halının altına itelemedim hiçbir şeyi, direk elektrik süpürgesiyle süpürdüm.

Biliyor musun blog, ben artık gerçekten kendi için yaşayan, insan faktörü hayatının hem çok içinde, hem de kendisine zarar veremeyecek kadar dışında biriyim. Aferin bana!

10 kişi "açılın ben doktorum" demiş :

  1. Selma bravo sana takdir ettim..kendinle yüzleşmeni ne kadar güzel ifade etmişsin.. hiç arkana dönüp bakma,insanların söylediklerini duymazlıktan gel,güçlü ve dimdik ayakta dur..açıksözlülüğünü seviyorum sen hep böyle ol,hep yaz emi..öperim ...

    YanıtlaSil
  2. Dedigin gibi, aferin kiz sana :) Keske herkes böyle kendi ile yüzlesebilse

    YanıtlaSil
  3. Dedim ki Selma beni mi yazmış bu kadar mı benzer yaşadıklarımız bir fark var ben senin kadar güçlü değilim. :(

    YanıtlaSil
  4. bravo cnm. seninle benim hayatımda çok paralel cnm. demekki insanların acıları ortak. çoğumuz benzer şeyler yaşıyoruz. bazılarımız sorunları çözüp hayata devam ediyor tıpkı senin gibi. bu yüzden kutluyorum seni.
    bazıları da içine atıp, hayatı boyunca yaraları taşıyo. arada hatırlayıp kanatıyo :(

    YanıtlaSil
  5. bir yerlerden okuyup defterime not aldığım bir söz ;
    "Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma, bilge insan hayatı yaşayandır. Cesur insan korkusuzca devam edebilendir. Kahraman insan tüm acılarına rağmen yenilmeyendir."
    bu vasıflar seni anlatıyor adeta..
    hayat sana çelme taktığı halde düştüğün yerden ayağa kalkmasını bilmiş ve dimdik yürümeyi başarmışsın..
    bravo sana...

    YanıtlaSil
  6. Güçlü bir kadın olduğun ve kendine değer verdiğin için teşekkürler. :) Bu saatten sonra kimsenin seni incitmesine izin verme.

    YanıtlaSil
  7. Aferin sana:)
    Çok güzel ifade etmişsin, bir şeyleri tamamen süpürüp atmadıkça, halının altına tıkmakla, üstten üste temizlemekle yaşamaya devam edemez insan..

    YanıtlaSil
  8. OLMUYOR olmuyor o kadar kolay olmuyor supercellma ...
    Ama tabiki olması için çalışıyormusun diye sormakta lazım

    YanıtlaSil
  9. bencede afrein sana ;)
    yanlız yaşamnın güzel yönleride vardır yaa:)
    ben kızımı okula eşimi işe yolluyorum 12 yıldır yanlızım o halde:)
    ama güzel yani :)
    tadını çıkart

    YanıtlaSil
  10. Tek kellimeyle bravo canım, mutlu hayatlar... :)

    YanıtlaSil

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoz burda...!!

 

supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top