23 Ağustos 2012

Son Havadisler

16 günlük kocca tatilini bol gezme ve tozmayla geçiren Supercellmadan Selamlar Blog

Orucun bu yıl yine uzun saatler tutulmasının üzerine sıcaklar, bayram haftası tatil olabilmek için yapılan fazla mesailer, davetten davete koşturmanın yorgunluğu ve Pazar gecesi sahura kalkamayıp imsağa 3-4 dakika kala uyanıp meyve suyu ve suyla aç acına niyetlenilen oruç da eklenince sonucun migren olarak ortaya çıkması çok da şaşırtıcı olmadı doğrusu.

Pazartesi akşamı iftardan sonra başlayıp gittikçe şiddetlenen migren, yaz mevsimindeyiz yaaee kendi kendine kurur deyip duştan çıkınca insan gibi kurutmadığım saçlarım yüzünden sinüzitle birleşince ömrü hayatımda yaşayabileceğim en kötü baş ağrısını yaşadım. Ne zaman tutacağı belli olmayan migren için sürekli bir kaç tüp iğne bulunur evde ama aksilik bu ya bitmiş. E içtiğim ağrı kesicileri de kusunca Pazartesi gecesi soluğu acil serviste aldım mecburen. İğne vurulmak için bu kadar can atan kişi olarak tarihe geçebilirim  sanırım, çünkü yok böyle bir ağrı ve öyle ağrı kesiciyle falan da geçmiyor nalet olası. Neyse ki iki iğne karışımını bir güzel yiyip en azından gözlerimi açabilecek, ayakta durabilecek duruma geldim. Atladım taksiye ama eve nasıl attım kendimi bilmiyorum, gözlerimi de kapatacak şekilde tülbenti kafama bi güzel sıkıp uyumuşum. Arkadaşımın biri lavanta yağını tavsiye etti migren için, en kısa sürede deneyeceğim bakalım işe yarayacak mı.

Geçmişi benle iki yıla dayanan migren beni yataklara düşürdü. Öyle ki Salı günü işe bile gidemedim. Bırakın işe gitmeyi kafamı duvarlara vurup "Allah'ım sen canımı al da kurtulayım" diye ağladım o derece. O gün hasta olduğumu öğrenen çok sevdiğim bir arkadaşım gelip bana nefis bir hasta çorbası yaptı da mideme bir şey girdi son 24 saatte, Allah razolsun, böyle arkadaşları başımızdan eksik etmesin.

Çarşamba günü Leyla gibi gittim işe, göz altlarım kararmış, çökmüş. Kapatıcı falan hak getire. Neyse zor bela bitirdim günü ve bir günlük yokluktan ortaya çıkan evrak dağını temizleyip eve döndüm. Hafif bir şeyler atıştırıp zıbardım direk.

Anlayacağın üzere sevgili okuyucu ben "ha işleri toparlayayım, ha kocca 16 gün yokum masamı tertemiz bırakayım, gelince bi kalp spazmı geçirmeyeyim" diye kendimi yırtarken kinder sürprizden çıkan migrenle hesaba katılmayan bir günlük izin yüzünden planıma bir Perşembe mesaisini eklemek zorunda kaldım ve o gece 22:30'lara kadar yarı aygın yarı baygın çalıştım.

Cuma günü öğlenleyin bizim paranoyak men bayram tatili münasebetiyle Angara'ya gitti, öğlene kadar zor durdu zaten. Departmanda herkeş evli, üreyip çoluk çocuğa karışmış olduklarından ötürü ne kadar saçma salak iş, ne kadar ekistıra durum varsa departmanın talihsiz bekarı Seloyu vuruyor. Yalandan evlenicem lan benim de kocam, çoluk çocuğum, işim gücüm var diyebilmek için. İş çıkışı Mükü ve Elo'nun bana "senin ihtiyacın olan ve beğendiğin bir şeyi almak istiyoruz" nezaketlerini gerçekleştirmek için bana hediye almaya gidecektik. Evet gittik ama Elo'yla gittik. Son dakika golleriyle meşhur arkadaşımız Mükü gelmedi. Kocasının iftar daveti mi ne varmış. Neyse yüzüne karşı bol bol sövdüm ona, aldı o ağzının payını. Polaris'ten bi ayakkabı beğenmiştim onu almak istiyordum, ayakkabıları Elo'm doğum günü hediyesi olarak aldı bana. Sonra valiz de almam gerekiyordu. Yıllardır tatile giderken birilerine valiz için yalvarmak canıma yetti. Öyle lüküs, çok fiyakalı bir şey olmasına gerek yok, orta halli bir şey yeter bana diye bakındım birkaç yere. Ama o 60-70TL'likleri hiç gözüm tutmadı. İnsanı yolda bırakacak cinsten. Nasılsa bayram sonrası da izinliyim iyice araştırıp alırım diye aceleye getirmek istemedim. Valizimin 100TL'lik kısmı için finans müdürümüz sponsor oldu bana. Adamcağızın içinden gelmiş doğum günü hediyesi olarak. Kendisi teklif etti, ben bir şey demedim valla billa. Sonra kuaföre gittik istenmeyen kıl, tüy ne varsa kurtulduk, Elo'da saçına kızıl cila attırdı, bakımlı hatunlar olduk vesselam. Ben saçlarımı boyatma işini tatilden sonraya erteledim ve o gece saat 01:00e yaklaşırken eve attım kendimi. Neyse ki evin yolunu unutmuyorum. Felaket derecede yorgundum, şu enerjime hayran kalıp "maşallah lan" demeyen herkesi Allah bildiği gibi yapsın, e mi! Ne hallere düştüm lan sizin yüzünüzden :)

Cumartesi saatlerimiz öğleden sonra 3'ü geçerken annemin telefonuna uyandım: "İşlerini toparla bu gece bize gel, yarın hep birlikte kahvaltı ederiz". Bu bir talimat mıydı bir davet miydi pek ayırt edemedim, ama itiraz da edemedim. Kadın haklı bu bayram eşeğini sağlam kazığa bağladı. Çünkü ben kıç kadar evi daha birkaç gün önce kıyı köşe silmiş bile olsam a-aa bu bayram temizliğidir deyip tekrar tekrar süpürüp silince saati gece yarısı edip bayram günü hep öğleden sonraları uyanıp gidiyordum annemlere. Her bayram sitem ediyordu bu yüzden. E bir de annem de çalışan insan üstelik arefe günü de yarım gün çalıştı kadıncağazın evini temizlemeye vakti yok. Bari erken gideyim de hayırlı evlat olup kadının evini temizleyeyim diye geçirdim içimden. İşleri bitirip bi de hamama gider kırklanırız diye de Çakırhamam'ın o geceki çalışma saatlerini öğrendim. 00:00 a kadar açıkmış ohoho rahat rahat yetişiriz deyip iftara birkaç dakika kala tasım tarağım ne varsa -5 torbacık eşyayla- tuttum annemlerin yolunu. İftarı ettik kestirmeden çay keyfi de yapıp koyulduk işlere. Küçük ablam da gelince üç kişi çabucak toparlayıverdik. Sonra da ilk otobüsle hamama gittik. Sauna-kese-köpük masaj üçlüsüyle helvaya dönen ben artık nasıl hafiflediysem o gece tepişmeden uyumuşum.

Pazar, Pazartesi, Salı gelen-giden, ziyaret edilen akrabalar, büyükler derken üç koca gün aile saadeti yaşadık bol bol. Çok şükür ki zaruri pek bir şey yok hayatımda bayram ziyaretleri dışında. Onlar da gittikçe zayıflayan akrabalık bağları ve artık herkeşlerin bayramlarda akraba ziyareti yapmak yerine daha arefe gününden topuklayıp gittikleri tatiller nedeniyle git gide azaldı. Birkaç seneye ziyaret diye bir şey de kalmayacak gibi. Bunca koşturmanın arasında ben yine de fırsat buldukça size bu ve bu yazımla e-postayla yayın yaptım.



Vee nihayet bugün Çarşamba uyanır uyanmaz kendi evime geldim ve hemen bi duş alıp, biraz kitap keyfi yapıp kimliğini kimseye açıklamayan ama benimle buluşmayı ve tanışmayı isteyen sevgili blogger arkadaşım Supercellmasever Cyrstall ile buluştuk. Çok tatlı bir kız. Onunlayken gelen maille Balköpüğü Blog'un hediiye çekilişinden Bakraş Çanta kazanan talihlilerden birinin ben olduğum müjdesi de geldi. Sonrasında DenizinYıldızı'da sürpriz bir şekilde katıldı bize. He bi de yıllardır ha aldım ha alcam deyip bir türlü alamadığım valize bugün kavuştum. Deniz'in valizin rengi ve markasıyla ilgili net tahmini beni ne kadar iyi tanımış olduğunun ve aynı kafada olduğumuzun apaçık göstergesiydi, seviyorum ya ben bu kızı :)

An itibariyle evdeyim, ütü masasının başındayım sayın okuyucu. Valiz hazırlamaya başladım. Biz bayram tatili yaparken bizim müşterilerin -yurtdışının- çalışıyor olmasından dolayı bayram boyunca gelen maillerimi cevaplamak ve işlerimi toparlamak üzere yarın birkaç saatliğine şirkete gideceğim. Cuma da son hazırlıkları yapıp son eklenecekleri de ekleyip tatil tayfası Simen'le Maytap'ın evine çufçuflayacağım. Kısmetse Cumartesi öğlende Bodrum yolcusuyuz.

Bir daha girebilir miyim, yazabilir miyim bilmiyorum ama ben yokken okuyasınız diye ahanda böyle uzunca bir post yazdım. Sıkılıp yarıda bırakanlar varsa günlerce yazmayacağım için seve seve sonunu getireceklerdir bu yazının :P Gecenin sonuna doğru Google Reader'ınıza düşecek birkaç post daha olacak. Bunları okuyup yine de özleyenler olursa girip girip eski yazılarımı okusun, onlara yorum bıraksın. Tatilde de haberdar olup sevindirik olurum ben :)

Sabırla okuyan herkese kocaman öpücük, okumayıp yarım bırakanlara da tüüüü tükürük :)
Benden şimdilik bu kadar eee daha n'olsun dimii :)

6 kişi "açılın ben doktorum" demiş :

  1. iyi tatiller, hem eğlenmeli hem dinlenmeli Bodrum günlerin olsun Selmacım. sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim canım,sen daha tatlısın :) Öpücüğümü sonra alırım :P :D

    YanıtlaSil
  3. zevkle okuduğumdan koskocaman bir öpücük aldım bile yanağıma.Keyifli tatiller diliyorum sana supercellmacım:-))

    YanıtlaSil
  4. keyifle okudum, öpücüğümü de aldım! harikasınız.. :)

    YanıtlaSil
  5. sonunda sen de bir hediye kazanmışsın:)))tebrik ederim...ve iyi tatiller...

    YanıtlaSil

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoruz burda...!!

 

Supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top