30 Mart 2012

Evde Tek Başına Vol2

Evde Tek Başına'nın bu bölümünde ilkine göre görselin daha ön planda olduğu bir post sizi bekliyor, hazır mısınız?

Yalnız yaşamadan önce maaşımın %80 ini kıyafet ve kozmetik ürünlerine yatırırken artık o masraflar pastasının en büyük dilimi evime ayrılmış durumda.

Haftasonu İzmir kaçamağımda Forum Bornova AVM Tchibo'da çamaşır makinası formundaki metal deterjan kutularına bayıldım. Ancak İzmir-Bursa 5 saatlik yol nerden baksan vurulup ezilirse kıymeti kalmaz deyip Bursa'dan almanın daha mantıklı olacağını düşündüm ve dün gidip Kent Meydanı mağazasından aldım. Bu küçücük şey beni mutlu etmeye yetti de arttı. Hemen fotoğraflayıp sizinle paylaşmak istedim ki o sırada daha önce blogumda paylaşmak isteyipte bir türlü fırsat bulamadığım birçok şey çarptı gözüme. Benim eşyalarımla aramda bir bağ vardır, sevgiyle yaklaşırım ve konuşurum onlarla.

Birden işi gücü bıraktım aldım elime cep telefonumu a-aa çekmezsem arkamdan ağlarlar diye başladım sevdiğim her şeyi tek tek fotoğraflamaya. Kahve fincanları, deniz kabukları, mumlar şunlar bunlar derken bir de baktım benim minik evimden küçük detaylarla sanal bir supercellma'nın evi gezisi hazırlamışım size farkında olmadan :)

Mutfaktan başlıyoruz :)

Deterjan kutuları 22,95 TL / Tchibo (Bu ürün 12.haftanın ürünüymüş. Ürünler haftalık olarak değişiyor, gittiğinizde mağazada bulamazsanız internet sitesinden ya da ara ara mağazadan sorarak temin edebilirsiniz.)


Bu yılki yılbaşı çekilişinde böyle sevimli bir önlük takımı almak beni çok mutlu etti. Mudo Evde'nin yılbaşı konsepti ürünlerinden. Bu önlüğü gördükçe mutfağa girip bir şeyler yapası geliyor insanın.
Kalp formundaki ikili kahve fincanı setini can dostum Meloş 2009 doğumgünümde hediye etmişti. Her gören çok beğeniyor. Gönül ister ki bi sefgülüm olsun, bana yemeğe gelsin sonra ben güzel ellerimle ona kahve yapayım ve karşılıklı höpürdetelim bol köpüklü kahvelerimizi ama yokk anacımmm yokkk :D
Ahşap puzzle takvimi manevi kız kardeşim Bahar Kıbrıs seyahatinden getirmişti. Yapraklı takvim gibi hem doğaya düşman değil, hem de sonsuza dek her yıl için kullanılabilir.

Gelelim kesme tahtalarıma. Her ne kadar tahta desekte adına cam bunlar :) Bunu Paşabahçe'den almıştım.

Bunu da Oben Züccaciye'den almıştım. Yüzeyi pütürlü olduğu için çizilmeye karşı daha dayanıklı gibi geldi bana. Ben elimde bir şey kesmeyi, doğramayı hiç sevmem. Tahta üzerinde hem doğrayacağım şeyi daha düzgün doğruyorum hem de parmaklarımı doğramıyorum :)
Bu benim kara pisicik ismini verdiğim dekoratif cebi taa ortaokul yıllarımda bir kermesten almıştım. Şimdi ocağın yanında çakmak ve kibrit koymak için görevli :)

Duyan gelmiş mantar panom :) Faturaların son ödeme tarihlerini takip etmek, yeni yemek tariflerini yapıştırmak ve o an için elime geçen fiş, slip ne varsa iliştirmek için en büyük yardımcı bu :) 
Magnet benim gittiğim şehirlerden almayı adet edindiğim bir şey oldu. Bazen de dikkatimi çeken cici şeyler oluyor alıp alıp yapıştırıyorum. Son durum buu :))  
Bi de Fast Food mekanların magnetleri söz konusu tabi yalnız yaşayan arada tembellik eden biri için. Onlara da dolabın yan tarafı rezerve edilmiş durumda.

Eve taşınalı nerdeyse 1 yıl oldu ama ben hala tezgah örtüsü yaptıramadım kendime. Örtü olmadan da her ne kadar derli toplu olsa da tezgahın altı illaki dağınık görünüyor. Bi ara Eski İpek Han'da ismi lazım değil bir yere baktık annemle kumaş ve dikiş için. Bir de tanıdığın dükkanıydı. Alt tarafı kenarları kıvrılıp dikilecek birkaç parça örtü için dünya fiyat biçtiler. Gören de piko yapacak sanır. Kızdım kumaşı da almadım ordan.

Ev sahibi dolap yaptırmaya yanaşmadığı için ben elimdeki imkanlarla dolapları beyaz yağlı boya yaptırarak en azından çirkin görüntüsünü engelledim. Sırası gelsin dolap kapakları için de farklı bir şeyler düşünüyorum. Az dolap olması çok kötü o yüzden bardaklarımın üzerini hep örtüyorum yemek pişirirken havaya karışan yağ ve buhardan etkilenmesin diye..

Dikkat Dikkat!! 
Tezgah örtüsü için renk, desen ve kumaş türü konusunda fikirlerinize ihtiyacım var. Aynı kumaştan veya kombininden bardaklarımın üzerine küçük raf örtüleri, buzdolabı ve masa örtüsü yaptırmak istiyorum ama dikecek birini de bulamadım :(. 

İşte topu topu bu kadar benim mutfağım. Tek kişi olunca yetiyor ama kalabalık misafir gelip yemek yapacağım zaman sığamıyorum hiç tezgaha.

Bu arada buzdolabın üzerinde gördüğünüz minifırını Anatolium Esse'den 3'te 1 fiyatına 50TL'ye aldım geçtiğimiz yaz. Pek şanslı biri değilimdir ama son 3 tane kalanlardan biri benim mutfağımda yerini buldu. 

Geleliiiiiiimmmmmm 1+1'lik evimin 1'lik kısmını oluşturan tipi bozuk salonum, oturma odam herbişeyime :)

Bakmayın siz böyle dediğime tipi bozuk olsa da çok seviyorum ben salonumu. Sadece misafir geldiğinde otutturmak ve TV sol tarafta kaldığı için izlerken sorun oluyor. E o kadar da olur di mi :)

Bu duvar için Ikea'da ve Tekzen'de bir kaç tablo beğendim. Çok sevdiğim bir arkadaşım hediye alacak bana. Önümüzdeki günlerde duvarda yerini alır sanırsam :)
Salondaki koltuklar bu kadar. Oturma kapasitesi misafirler zayıfsa 8-9 şişkoysa maksimum 5 :)

Ev sahibi çekyat kırlentlerini vermediği için :@ hıhhh!!!! ben gidip tanesi 3,5TL'den Oben Züccaciye'den aldım kırlentleri. Bi güzel soktum makinaya yıkadım bi de onları mis gibi oldular işte.
Bi de böyle bi pufum var çekyatla birleştiğinde yan yana 4 kişinin rahatça yatabileceği bir yatak haline dönüşüyor. Normal zamanlarda ben bu puftan hiç kalkmıyorum. Koca kış yemek, kahve ve internet keyfim için hep üzerindeydim. Peteğin dibinde pisicikler gibi mayıştım hep.
Perdeler evlenirken yaptırdığım perdelerden artma kumaşlardan yapıldı. Tam camıma uygun oldu. Renk uyumu pek yok eşyalarla ama ben hem ekstra masraf yapmak istemedim, hem ne olursa olsun çok seviyorum bu yanar döner renkli organze tülü. Güneşlikler perdecinin yanlış ölçü alması nedeniyle 1 karış kısa  :)
Evde çekyattan ve TV dolabından başka bir cacık yoktu. Bu rafları biblolarımı ve süs eşyalarımı yerleştirmek için Ikea'dan aldım. Ama siyah çok toz gösteriyor hiç tavsiye etmiyorum.

Duvar saatimi bir arkadaşım Fransa'dan hediye getirmişti.
Bu da hem vitrin, hem kitaplık olarak içini ne bulursam doldurduğum TV dolabım. Bir zamanlar ne modaydı şu Telesetler, şimdi yerini modern TV ünitelerine bıraktı. Tabi ben biraz geriden takip ediyorum olayı :)
Geçtiğimiz doğumgünümde annemin ve geçtiğimi yılbaşında Nigarcığımın hediye aldığı güzel kemik porseleni kupalarımın kutuları. Onlar birer müzik kutusu aynı zamanda. Ben içlerine yedek tea-light mumlarımı, pillerimi falan koydum.
Bu fotoyu hatırlıyorsunuz di mi :) Salonun bi kenarında yürüyüş bandım duruyor. Başka koyacak yer olmadığı için ve ben spor yaparken TV keyfi yapmayı sevdiğim için.

TV dolabına ve raflara uyumlu olsun diye yine Ikea'dan alınan yan, köşe, servis, orta kısacası çok amaçlı sehpam :)

Deniz kabuklarını oldum olası çok severim. Deniz yıldızını daha da çokkk :) Belli oluyor di mi :) Bu sepeti küçük ablam hediye etmişti bana. Deniz yıldızınıysa 2010 Didim tatilimde denizden biz çıkarmıştık. Üzerini ojeyle boyadım hem daha güzel görünüyor hem de kötü kokmasını önledi.

Bu mumu da Tepe Home'dan almıştım. Sırf görüntü haa yakmaya kıyamadım halaa :)
Bu mumluğu da Ikea'dan Bige beğenmişti. Evdeki siyah eşyalarla uyumlu olur diye. Bazı akşam alıyorum bir kadeh şarabımı, yakıyorum mumları açıyorum Andrea Bocelli'den Besame Mucho'yu kendi kendime keyif yapıyorum.
Ve bunlar da evimdeki mum ailesine son katılan Mihrican'ınım hediye ettiği elma ve papaz eriği şeklinde kokulu mumlarım :)
Başaran Züccaciye'de çalışırken şefimiz olan Sinan Abinin çeyiz alışverişi yaparken hediye ettiği benim içini dekoratif cam taşlarla doldurduğum şekerlik. Yine deniz temasında taşlar var aralarda :)
Bardak altlarımı Zafer Plaza Migros'tan almıştım.

Saati nakliyeci arkadaşım Gülsümcüğüm yılbaşı promosyonlarınla birlikte birkaç minik hediyeyle birlikte hediye etmişti. Bursasporlu olduğum için yeşil almış (her ne kadar fotoda belli olmasa da) bi de bi ara sık sık uyuyakaldığım için en yüksek zil sesli olanını seçmiş sabahları rahat uyanabileyim diyeee :)

Veee gelelim şimdilik sadecee bir kaç detayını verdiğim yatak odamaaa.

Küçücük bir ev ve çok eşya olunca Ikea'nın bu fonksiyonel hem de güzel görüntülü kutuları kurtardı beni bunca eşyayı nereye koyacağım yaaaeeeee derdinden. Son gittiğimde tekrar sormuştum ama görevli artık Habol kutu satılmıyor bitti demişti. Ben yeterince aldım ama evime gelip kutuları gören herkes çok beğendiği için onlar için dua ettim Allah'ım inşallah gelir yine yaa diye. Sanırım kabul olmuş olacak ki geçenlerde de internet sitesinde gördüm. Gelmiş yine :)

Evimdeki tüm sarkıt lambalar için Ikea'dan tanesi 12,5 TL gibi bir fiyata bu lambalardan almıştım. Çokta güzel görünüyor.

İşte tokalarımı koyduğum kalp puantiyeli kutucuklarım :) Bunları Altıparmak Haşet Kitapevi'nden almıştım yıllar önce.
2009 yılında evlenecek olan kuzenimin çeyizine hediye alışverişi yapmaya gittiğimizde mağazada bunları görmüş bayılmış vee hemen kapmıştım. Allah'tan mağazaya gitme sebebim olan hediyeyi almayı unutmadım. Küpelerim, yüzüklerim, saatlerim, tokalarım incik boncuk neyim varsa hepsini topladı şu küçücük kutular.
Dolabın çekmeceli olması da hepsini gruplandırıp yerleştirmem konusunda çok işe yaradı.
Bunda sadece saatlerim duruyor :)
Makyaj yaparken biraz küçük kalıyor bu ayna ama istediğim yerde makyaj yapmak için ideal, al götür :) Çekmecesinde de tel tokalarım duruyor.
ve sonuncusu...
Burasıyla ilgili düzenlemem gereken birkaç kısım var ondan sonra sadece yatak odam için özel bir post hazırlayacağım. Şimdilik bu kadar. Bir de bu fotoğrafları çekerken epeyy dağınıktı odam. Fotoğraf çekmeye başlamadan önce çamaşır katlıyordum çünkü. O yüzden odayı komple fotoğraflamadım Allah'ın bildiğini sizden ne saklıcam :P
Efendimmmmmm işte burası benim evim, müsait zamanınızda oturmaya da beklerimm :)

Follow Me on

17 kişi "açılın ben doktorum" demiş :

  1. harika olmuş evin bayıldım ilk fırsatta misafirliğe geleceğim :)) öptüm hım bu arada blog yazmaya devam soğudum falan demek yok çünkü kendini anlatıyorsun ve bu bolgta kendini buluyorsun yılmak yok yola devam :) muck öpüldün :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili Adsız okuyucumm bi de kim olduğunu yazaydın eyiydiiiiiiii :)

      Sil
  2. Güle güle otur şekerim. Tschibonun çamaşır tozu kutularından ben de de var :) Ayrıca buzdolabimiz da oldukça benziyor, biz de gittiğimiz yerlerden magnet alıyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok çok teşekkürler Hilalcim, Bursa'ya geldiğinde kahve içmeye de beklerim. Kendi kendime bu hale getirdim inşallah zaman geçtikçe daha da güzel olacak :)

      Sil
    2. Çok isterim sana gelmeyi, olur olur, evin eksiği bitmezmiş:)

      Sil
    3. her zaman beklerim Hilalcim :)

      Sil
  3. Küçük ve sevimli bir evin varmış.Metrekaresi önemli değil bir evin ,önemli olan detaylarda yaşayan kişisellik bence :)İnş o kahve fincanlarıyla keyif yapacağın adayıda evren bir an önce göndersin sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanırım yeterince de beni anlatıyor evim :) evim konusundaki düşüncelerin ve aday konusundaki iyi dileğin için teşekkürü bir borç bilirim. Bir an önce kabul olmasını diliyorum ben de :)

      Sil
  4. bir şey itiraf ederek yorumuma başlıyorum . biri benim izleyicim olunca ya da ben o kişinin izleyicisi olunca o kişinin tüm bloğunu okuyorum. böylece o kişiyi tanıyorum . yani tüm bloğunu okudum .

    öncelikle sağlıklı olmanı temenni ediyorum veeeeeee en yakın zamanda istediğin kiloya inersin diyorum .

    evine bayıldım . yatakoda post ' unuda bekliyorum :)

    bursa gibi güzel hanımefendiye de bir ömür mutluluklar diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili Kibritçi Kız tüm blogumu okuyarak en başından beri takipçim olan kişilere yetişmişsin demektir. Güzel yorumların için teşekkürler, sevgiler :)

      Sil
  5. severim minik evleri, seninkini de sevdim:)
    deterjan kutularına bayıldım:)
    herşey çok zevkli, sağlıklı günlerin olsun çatı katında:)
    dikiş makinem olsaydı mutfağına örtüler dikebilirdim, büyük bir zevkle, ama yok:(
    sevgiler süperselma:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağlıklı güzel günlerim olsun da size bol bol yazayım inşallah :) çok sevindim beğenmene.. hala birkaç eksik var ama o kadar olsun demi :) düşünmen yeter dikmiş de takmış kadar oldun valla :)

      Sil
  6. minik minicik ,içi dolu turşucuk .
    amanin ne sempatik detaylar öyle ahhh kuzum dikecek kimseyide bulamamış .
    çiçekler açtırırım ben senin mutfağında :D
    bir alo de diyemezsin tel yok sende :S
    mail at öyleyse
    kıyamam ben şirin mutfağına

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayy ayy ayy tam asortik'in yorumuna cevap yazıyordum ki senin yorumunu gördüm nasıl sevindim anlatamam ya :) yapar mısın hakkat :) yupppppppppiiiiiiiiiieeeeeeee :) oleyyyy oleyyyyyy :)

      Sil
  7. Misafirler zayıfsa 8-9,şişmansa maksimum 5 :) Burada kendimi tutamadım :)
    Bir noktaya takıldım yalnız,evlenirken yaptırdığım perdeler derken :)

    YanıtlaSil
  8. Oraya takıldım söylemeyi unuttum.Evin çok şirin,güle güle otur :))

    YanıtlaSil
  9. Bazı konularında fotoğraflar çıkmıyor linklerde problem var herhalde, ama buna ragmen hiç sıkılmadan açtığım postu okudum gerçekten çok güzel anlatma şeklin var okurken eğleniyor zevk alıyor insan. :) Takibime aldım, iyi bloglar..

    YanıtlaSil

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoruz burda...!!

 

Supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top