09 Şubat 2012

Evde Tek Başına Vol1

Tarih: 1 Mayıs 2011

Birkaç ay öncesine kadar imkansız dediğim hayalim gerçek oldu. 62 merdiven tırmanıp nakliyeci arkadaşlara yardım ettikten sonra ağzımdan bir karış öne fırlayan dilimle, nefes nefese kalmış halde 5 katlı bir apartmanın çatı katında, 40 metrekare kıç kadar bir evde her birinin üzeri bir parmak tozla kaplı bir sürü koliyle, annemin kaçmış ama atmaya kıyamadığı parizyen çoraplarını geçirerek muhafaza ettiği halı rulolarımla başbaşa buldum kendimi. Banyo eşiğine oturdum bir kaç dakika soluklandım. 27 yıllık geçmişim bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden. En belirgin karelerse hep aynıydı, yapamaz denilip yaptıklarım! Gülümsedim kendi kendime ve yok dedim bu pek olmadı bi kahkaha patlatıp haykırdımm "burası benim evim"

Nereden başlayacağımı bilmiyordum. Ama evime yerleşmenin bir düzen içerisinde olması da gerekmiyordu. Nihayetinde burası benim çöplüğümdü ve ben istediğim gibi yaşamak için burdaydım. İşten çıkıp evime gitmek, bir an önce yerleşmek için sabırsızlanıyordum. Bu heyecanla sabaha kadar uyumayıp kolilerden mutfak eşyalarını sarılmış olduğu gazetelerinden çıkarıp, yıkayıp kurulayıp dolaplara yerleştirmenin, kolumun uyuştuğunu hissetmeyecek kadar saat ütü yapmanın bana bu kadar huzur ve haz vereceğini söyleseler inanmazdım, bi de gülerdim yok artık diye... Yorucu ama zevkliydi. En yakın arkadaşımın yorucu iş günleri sonrası benim evimi adam etmek için fazla mesai yaptığını söylememe bile gerek yok herhalde.

Taşındığımda elektrik, su yeni açılmıştı, doğalgaz içinse 2 hafta bekledim. Arada bir gazı açma konusunda saçma sapan problemler çıkaran Bursa Gaz'a sövdüğüm oldu çünkü Mayıs ayının içinde olmamıza rağmen sular çok soğuktu bir de o çeşmenin sürekli aktığını ve benim o suyla saatlerce haşır neşir olduğumu düşünürseniz... Küçük tüp üzerinde yemek yapmakta ayrı bir zevkti doğrusu! Daha da kötüsü anılarım var, kettleda su ısıtıp eski usül kova, hamam tası yöntemiyle kollarımı yana açamayacak kadar küçük banyomda klozetin üzerinde yıkanmak gibi. Neyseki ben yeni hayatımın liste başına sabretmeyi koyduğum için bu günleri yaşayıp, ay ne günlerdi diye hatırlanmak üzere rafa kaldırdım.

Hayatım boyunca hep dönüm noktalarım oldu benim, kararlar aldım, sundum, hayata geçirdim. Aman bi daha mı gelicem dünyaya bu benim hayatım ve gönlümce yaşayacağım deyip başta biraz tatlı sert resti çekerek ama sonra bizimkilerin de gönül rızasını alarak açtım yeni beyaz sayfamı.

İlk zamanlar gece uyku arası gözlerimi açıp baktığımda nerdeyim lan ben sendromu yaşadım, yaşamadım değil. Ya da sabahları, hep sağ tarafına doğru dönüp yatan ve sağından kalkan biri olarak bir kaç kez alarm çaldığında uyku sersemi kafamı sağ tarafımdaki duvara çarpma ve yok bu böyle olmayacak deyip sol tarafıma yatıp gece yataktan düşme kazalarım oldu. Bir de bazen burnumu hep dik tutup kimselere belli etmediğim eyvah ya beceremez elime yüzüme bulaştırırsam endişelerim... Ama emek verip uğraştıkça, yoruldukça, yavaş yavaş endişeler yerini "harikasın kızım sen memlekette benim diyen bir çok erkeğin yapamadığını yaptın kız başına" göğüs kabartmalarına bıraktı.

En güzel yanı şu diye ayırt edemiyorum çünkü bir çok güzel yanı var yalnız yaşamanın. Bir kere her gün yeni birşeyler öğrendim. Taşınma yerleşme şu bu derken çevremde arkadaşım diye gezinen ve Facebook arkadaş listemi kabartan bir çok kişinin aslında bir avatar görüntüden ibaret olduğunu anladım. Gerçek dostlarım tüm zor günlerde olduğu gibi bu dönemde de yanımdaydı. Ailem o dönemde pek yanımda olamadı çünkü benim taşındığım dönemde erkek kardeşim kız kaçırarak 1 ay sonrasına düğün tarihi aldığı için kendi telaşesindeydi, ailem de onun yanında olmak zorundaydı. Bir de ailemin benim meşhur kimseye ihtiyacım yok tavırlarım yüzünden ne halin varsa gör tepkisi vardı birazcık. Ama ben başlarda biraz burnum sürtse de, yorulsam da bu işin de altından kalktım evvelallah ve biraz dik kafalı olmanın çok da kötü birşey olmadığını gördüm. Yerleşme dönemlerinde tozla çok fazla münasebeti olmuş ve toza karşı alerjisi olan biri olarak hapşurduğumda kendi kendime çok yaşa demeyi de öğrendim, yatarken iyi geceler Selo bu gece senin yeni hayatında, yeni evinde bilmem kaçıncı gecen diyip kendi kendime iyi geceler dileyip öpücük fırlatmayı da. Kendi kendime sahip çıkmam, daha dikkatli olmam ve sorumluluk almam anlamında da yadsınamaz ilerleme kaydettim. Küçük bir mantar pano yardımıyla, alınması-yapılması gerekenleri listeleyip, bunları önem sırasına göre halledip, faturalarımı son ödeme tarihini kaçırmamak, makbuzları kaybetmemek için elime geçtikçe panoya çiviledim, bir de artık kendi evinin hanımı olaraktan pasta börek tariflerimi...

Bunlar dışında ilk zamanlar hemen her gün gereken tornavida, çekiç, pense derken bir de baktım benim kocaman bir hırdavat kolim olmuş. Gün geldi musluk contası değiştirdim, gün geldi silikon elimde pencere kenarlarını silikonladım, abartıp matkapla duvar deldiğim, kalorifer peteklerinin suyunu aldığım bile oldu. Belki illaki de erkek becerisi gerektiren işler değildi ama kadınların yaptığı işler de değildi ve ben birilerine muhtaç olmadan kendi başıma becerebildiğim için mutluydum. Bu arada benim boyumu aşan çok fazla tadilat tamirat işi oldu evde ve bu konuda tek ve en büyük destek çok sevdiğim bir iş arkadaşım olan Güno geldi, Allah bin kere razı olsun deyip teşekkürümü ve duamı da buraya iliştirivereyim.


Bir ayı bulmadı iyice yerleştim, eksiklerimi tamamlamak konusunda en çok ziyaret ettiğim yer şüphesiz IKEA oldu. Hem bütçeme hem de zevkime uygun bir çok şey aldım.


Evet topu topu 1+1 aynı anda 10 dan fazla insanı ağırlayamayacak kadar küçük ama benim ıncık cıncık eşyalarımla ve onların her birini yerleştirirken kattığım sevgimle bu ev artık benim sıcacık yuvam oldu. Nihayet artık arkadaşlarım ve ailem evime misafirliğe gelmeye başladılar. Ben de becerebildiğimce en iyi şekilde ağırlamaya çalıştım.

Bundan sonra haftada bir gün temizlik yapmayı rutine bağladım. En çok sorulan sorulardan biri "ay kız korkmuyor musun tek başına"ydı. Pek belli etmesem de tuhaf buluyordum bu soruyu sanki Perili köşke taşınmıştım, niye korkayım yahu? Ha evet daha eve taşınmamın 20. gününde merkez üssü Kütahya olan ve Bursa'da bir hayli hissedilen depremde apartmanın en üst katında yaşayan ve beşiğe en son 26 yıl 3 ay önce binmiş biri olarak çok korkmuştum, ama neyseki lisede çok fazla deprem tatbikatı yapmıştık ve ben hemen kapı kasasının altına geçip, içimden de bildiğim bütün duaları okuyup sallanmanın bitmesini beklemiştim. Annemse telefon hatlarının normale dönüp benim hala hayatta olduğumu öğrenebilmek için beni aramayı. Anne yüreği işte, atla taksiye gel bu gece bizde kal aklım sende kalacak diye yakarışta bulunduysa da annee eğer yarına kadar depremde ölmezsek gitmem gereken bir işim var, ben şimdi geceliğimin altına olası bi deprem durumunda külodum gözükmesin diye paçalı donumu giyip, el fenerimi de yanıma alıp, dualarımı okuyup yatıyorum deyince annem benim cesaretime şaşırarak yalnız yaşama konusundaki ilk sınavımı verdiğimi söylemişti.

Kendine ait odası olmayan biri olarak hep dua ederdim, körün istediği bir oda Allah verdi 1+1 daire. Ailemle yaşarken ki üstüme sinir gelen bir çok şeyi artık şarkılar mırıldanarak dilediğimce yapabildiğim bir hayatım oldu. Evin içinde sütyen don gezmek, kil maskesiyle dolaşmak, bornozla gazoz keyfi yapmak, son ses müzik dinlemek ve cep telefonu koynumda uyumak gibi. Ben yazın en sıcak günlerinde bile aman erkek kardeşimle aynı odada yatıyorum, aman odaya babam gelir üstüm açılır uygunsuz şekilde görünmeyim diye şort ya da pijamayla yatmak zorunda olduğum için gecelik keyfine hasrettim. Bu özlemimi de bolca gidermiş oldum çatı katındaki hamamı aratmayan yatak odamda.

Ekim ayının sonunda eski badana ustası olan babamı yağlaya ballaya ikna ederek bir de boya badana yaptırınca hem fıstık yeşili alacalı bulacalı duvarlar temizlenmiş oldu, hem de evim aydınlanmış.

Şaka maka 9 ayı devireceğim bu ay sonunda. Cesur olmadan, risk almadan birşeylerin başarılamadığını bir kez daha görmüş oldum bu vesileyle. Bu yaşına kadar hep başkalarını memnun etmek için, başkalarının mutluluğu için kendinden vermiş biri olarak ben diyorum ki 28 yaşındayım ama 9 aydır yaşıyorum. Özgürlüğüm, huzurum benim hayatımdaki en büyük zenginliğim artık ve ben bunu kolay kolay da kimseye kaptırmayı düşünmüyorum.

Evde tek başıma maceralarımla ilerleyen dönemlerde yine karşınızda olacağım, artık o zaman elimin hamuruyla tamirat olayını abartır çatı mı aktarıyor olurum, sigorta mı tamir ediyor olurum, yoksa artık bu işleri bitirmiş köşe koltuğuma kurulmuş kahve keyfi mi yapıyor olurum bilinmez...Ama ben bir gün tekrar evlenme kararı alırsam, evlenipte kocamın evime taşınana kadar kendi evimden, kendi dünyamdan size yayın yapmaya büyük bir zevkle devam ediyor olucam...

18 kişi "açılın ben doktorum" demiş :

  1. büyük tebrik ediyorum seni selmacım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. böyle kuru kuru tebrik olmaz kahvemi içmeye eve bekliyorum Baharla birlikte :)

      Sil
  2. bişey söyleyimmi helal olsun kız sana,ben İstanbul hsbc ye kabul edildiğimde eşim o zaman sevgilimdi ,gitme dedi düşündüm ve gitmedim,gidersem sözleşmeliydi 2 sene memlekete dönemezdim ve gitmedim şimdi düşünüyorum ..iyiki gitmemişim ama sen çok cesursun tebrik ederim :) aslan burcumusun yoksa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çoooook kocamannnn teşekkürler, bayıldım yorumuna :) bu arada evet aslan burcuyum en yükseleninden :)

      Sil
  3. Nasıl yaa nasıl 28 mi dedin? İnanmam imkansız. :( Ben seni 19 sanmıştım....

    Nasıl ya o sevimli yüz ve sırıtık gülüş nasıl bir 28liye ait olur. :))

    Allahım inanmak çok güç.
    Ama asıl şaşkınlığım evlilik işi. Hayat ne garip bir çok şeyi yaşayıp tecrübe sınırlarını zorlamışsın...

    Ben artık bu ablacığımın deneyimlerinden hiç ayrılmamm. :D

    Şaka bir yana yanaklarından mıncırdım :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımmmmm yorumunu okurken yine o sırıtık gülüşümle güldüm hihihiih ^_^ Sana on yüz bin kere teşekkür... Çok kişi yaşımdan daha genç durduğumu söyler ama bilmem enerjimden, bilmem kikirik olmamdan, bilmem cildime bakmamdan... Ama 19luk zannedilmek de ayrı bir hoşuma gitti yaneee :D:D Tecrübelerim işte fırsat buldukça yazılıyor, paylaşılıyor bu sayfada... Çok öptüm kokulu kokulu :*

      Sil
  4. bende çok istiyorum yaaa . kendime ait bir evim olsun falan oğlumla yaşayayım falan :(

    kiran ne kadar kızzzz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. istiyorsan ve inanıyorsan yapılamayacak şey değil :) ben 400TL kira veriyorum. Yani ekonomik olarak zorluyor elbette ama inan bana değer ;)

      Sil
    2. az da değilmiş haa ! iyi bir yerde olmalı . bende bir işe girebilsem ilk işim ev tutmak . tabi kira faturalar mutfak masrafı oğlumun masrafları derken epey zorlanacağım ama ...

      değer de mi :)

      Sil
    3. huzur, özgürlük, dilediğin gibi yaşamak: paha biçilemez!

      Sil
  5. eve taşınalı 1 yıl olmuş. sen çatı falan aktarmışsındır bu son yağmurlarda. yani o kadar olmuşsundur:)) müthiş bir taşınma ve yerleşme hikayesiydi, keyifle okudum. gönülden kutluyorum seni, cesur kararından dolayı:)
    öpüldün:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yakında onu da yaparım, o potansiyeli görüyorum kendimde :P ben de öptüm en kocamanından :)

      Sil
  6. seni neden daha önce görmedim ki ben:-(bayıldım yaşam enerjine ve tek başına yaşama girişimine...bayıldım tek kelimeyle...ve yürekten tebrik ediyorum seni....İyi ki tanıdım iyi ki de gördüm blogunu geç de olsa:-)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım kısmet bugüneymiş diyelim :) hepsi için toptan teşekkür ediyorum, iyi ki buldun beni :) hoşgeldin şanselizecim :)

      Sil
  7. seni kutladım cnm cesaretinden dolayı. şahsen yaptıklarını ben yapamazdım. tek başına yaşamak çok zor. bi yandan da güzel :)

    YanıtlaSil
  8. Arada bir gaz açma konusunda saçma sapan problemler çıkaran bursagazın bir elemanı olarak seni tebrik ederim :) bayanların tek başına yaşamasını zor oldugu dogru fakat erkeklerden daha başarılı oldukları kesin :) kendimden bılıyorum ev temizlemek ve bulaşık yıkamak biz erkeklere göre değil :) evde 1 ayda neler yediğimi masamdan ve bilgisayarımdan anlarlar :):) bu arada blogunu yenı kesfettım cok keyıf aldım okurken :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam çocukluğumun en sevdiğim kahramanı Speedy Gonzales, taso da bile süper tasoydun sen :) Hoşgeldin diyelim o zaman, teşekkürler güzel yorumun için :)

      Sil

Hoopp birader baksana bi'!

Bu blogdaki tüm yazılar ve bazı görseller (alıntı olanların URLsi belirtilerek) supercellma tarafından eklenmiştir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. maddesi gereğince kopyalamak, ticari amaçla kullanmak, yazar ismi belirtilmeden alıntı yapmak ve link vermeden kullanmak dahi suçtur. Aksini iddia eden varsa yolarım. Her türlü pisliği de yaparım. Hee akıllı olun canımı yiyin. Emek hırsızlığına karşı destek ve Emeğe Saygı lan. Dirsek çürütüyoruz burda...!!

 

Supercellma Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review

back to top